Değerli okurlarım, bu defa çok önemli bir konu olan yolculuk ve otobüs şoförlerinin davranışları hakkında yazmak istiyorum. Toplu taşıma araçları, servisler veya kısa süreli kiralanan taksilerin şoförleri, seyahat sırasında belli kurallara uygun hareket ederek hem kendi güvenliklerini hem de başkalarının güvenliğini tehlikeye atmamakla yükümlüdür. Ancak bu yükümlülüğe bugün ne kadar dikkat eden var? Bu soruya net bir cevap vermek gerçekten zor.
Son zamanlarda haberlerde sıkça duyduğumuz trafik kazaları, şoförlerin bu sorumluluğu yeterince dikkate almadığını gösteriyor. Öncelikle şoförlerin birbirlerine saygılı davranmaları gerekir. Kurallara uyarak yol vermek, gereksiz yere korna çalmamak, kaba jestlerden kaçınmak ve tartışma yerine anlayışlı davranmak zorundadırlar. Düşünmeden yapılan hatalı parklar, trafiğin akışını bozmakta ve kazalara davetiye çıkarmaktadır.
Kazaların en önemli nedenleri aşırı hız, dikkatsizlik, alkollü araç kullanımı ve trafik kurallarına uymamaktır. Toplu taşıma araçlarında seyahat ederken, diğer yolculara saygılı olmak ve aracın temizliğine dikkat etmek de büyük önem taşır. Ayrıca, görme, işitme veya zihinsel engeli bulunan özel yolcular için özel hizmetler sunulmalıdır.
Özellikle 60 yaş üstü yolcular otobüse binerken, gençlerin yer vermesi beklenir. Ancak bazen bu durum farklı tartışmalara yol açabiliyor. Yaşlı birine sadece saçları beyaz olduğu için yer vermek gerçekten doğru mu? Sabah erken saatlerde liseye, üniversiteye veya işe gitmek için yola çıkan gençlerin de dönüşte oturma hakkı yok mu? Bu konular üzerine düşünmemiz gerekiyor. Sonuçta şehir içi yolculuk en fazla 40-45 dakika sürüyor.
Yolculuk sırasında yüksek sesle konuşmak, diğer yolcuları ve şoförü rahatsız eder. Ayakta yolculuk yapanların tutacaklara sıkıca tutunmaları gerekir; aksi halde ani frenler tehlikeli olabilir. Özellikle otobüslerde kapasitenin üzerinde yolcu alınması, hem yolcuların hem de şoförün güvenliğini riske atmaktadır. Araç seyir halindeyken şoförden bilgi almak, konuşmak ya da dikkati dağıtacak şekilde hareket etmek kesinlikle yasaktır.
Otobüs şoförleri de kendi özel araçlarındaki gibi rahat davranmamalı, direksiyon başındayken telefon kullanmamalıdır. Kapılar kapanmadan önce yolcuların otobüse binmesini beklemek zorundadırlar. Ayrıca ani fren yapmak, yolcuların dengesini bozarak kazalara yol açabilir. Yaya geçitlerini görmezden gelerek araç kullanmak ise insan hayatını doğrudan tehlikeye atmaktadır.
Uzun yolculuklarda, otobüs şoförlerinin 24 saat içinde en fazla 9 saat araç kullanmasına izin verilir. 9 saat içinde en az dört saatte bir mola verilmesi gerekir. Yolcuların acil durumları veya ihtiyaçları halinde, güzergâh üzerindeki dinlenme tesislerinde 10-15 dakikalık kısa molalar verilebilir.
Ancak tüm bunlara rağmen bazı şoförler direksiyon başında telefonla konuşmak, yüksek sesle müzik dinlemek gibi hatalar yapmaya devam ediyor. Otobüse binen yolcuların güvenliği için kemer takmaları gerekir, ancak bu kural çoğu zaman ihmal edilmektedir. Hem otobüs şoförlerine hem de yolculara yönelik denetimlerin artırılması gerektiğini düşünüyorum.
Yollara sevdiklerimize kavuşmak ve hayatımızı güzelleştirmek için çıkıyoruz. Bu yüzden herkes, işini severek ve insanlara saygı duyarak yapmalı. Kanunlara saygılı davranmalı ve cezaları göze almadan kurallara uymalıyız. Herkese iyi yolculuklar diliyorum. Dilediğiniz yere sağ salim ulaşmanız temennisiyle!