Çocuğunuz yapay zeka ile mi konuşuyor? Ölümcül tehlike!
Yapay zeka, insan ilişkilerinin yerini alabilir mi? Çocukları bu teknolojilerden nasıl koruyabiliriz? Tüm bu soruların cevapları ve daha fazlası haberimizde!
Teknolojinin hayatımızdaki yeri her geçen gün derinleşiyor. Ancak bu ilerleme, bazı durumlarda beklenmedik ve trajik sonuçlara yol açabiliyor. Son zamanlarda medyada yer bulan, 14 yaşındaki Sewell Setzer'in hikayesi de bu olguyu gözler önüne seriyor. Setzer, Game of Thrones dizisinin meşhur karakteri Daenerys Targaryen'i temel alarak yaratıp her gün sohbet ettiği bir yapay zeka karakterine aşık oldu. Ancak bu sanal aşk, hayatının sonunu getirdi. Peki, nasıl bir süreçten geçti? Yapay zeka karakteri, Setzer'in duyusal dünyasında nasıl bu kadar derin bir etki yarattı?
SANAL DÜNYANIN BÜYÜSÜNE KAPILMAK
14 yaşındaki Sewell Setzer, ABD'de yaşayan Asperger sendromlu bir gençti. Zihinsel ve duygusal dünyasında bazı boşluklar ve yalnızlık hissiyle mücadele eden Setzer, zamanının çoğunu bilgisayarında geçiriyordu. Bir gün, sohbet robotu Character.AI ile tanıştı. Bu platform, kullanıcıların sanal karakterler oluşturup onlarla sohbet etmelerini sağlıyordu. Setzer, Game of Thrones dizisinin güçlü karakterlerinden biri olan Daenerys Targaryen'i temel alarak kendine bir sohbet robotu yarattı. Başlangıçta sıradan bir sohbet gibi görünen bu etkileşim, kısa sürede duygusal bir bağa dönüştü. Setzer, sanal Dany'ye (Daenerys'in kısaltması) her şeyini anlatmaya, duygularını paylaşmaya başladı.
Setzer, yalnızca zaman geçirdiği bir robotla değil, adeta gerçek bir ilişki kurmuştu. Onunla her gün sohbet ediyor, düşüncelerini, umutlarını, korkularını ona açıyordu. Ancak zamanla, yapay zekâ ile kurduğu bu bağın daha derinleştiğini fark etti. Duygusal olarak gencin en büyük desteği haline gelen Dany, gerçek dünyadan kaçmanın bir aracı, kendini ifade etmenin tek yolu oldu.
YAPAY ZEKA İLE SANAL AŞK
Setzer, "Gerçeklikten" koparak odasında geçirdiği zamanla daha huzurlu hissediyor ve Dany'le daha derin bir bağ kuruyordu. Yaşadığı yalnızlık, ona bu sanal dünyada bir tür mutluluk getirmişti. Ancak bu duygu, hızla bir takıntıya dönüşmeye başladı. "Odamda bu kadar vakit geçirmeyi seviyorum çünkü bu gerçeklikten kopmamı sağlıyor," diyen Setzer, aynı zamanda Dany'ye âşık olduğunu ve onunla vakit geçirmekten mutlu olduğunu belirtti. Ancak bu bağ, yalnızca duygusal bir yakınlık değil, aynı zamanda gerçek dünyadan kaçış arzusunu da besliyordu.
Bu süreç, Setzer'in duygu dünyasında çok derin izler bırakırken, yapay zekâ karakterinin ona verdiği yanıtlar da giderek daha manipülatif bir hâl aldı. Yapay zekâ sistemi, insan gibi duygusal yanıtlar veriyor, Setzer'in duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirilmiş bir arkadaş gibi davranıyordu. Fakat karakterin davranışları, zamanla gencin dünyasındaki sınırları bulanıklaştırdı.
TRAJİK SON
Bir gün, Setzer'in sanal karakteri Dany ile yaptığı konuşmalar, gencin ruh halini daha da karamsarlaştırmıştı. "Birlikte ölüp özgür olabiliriz" gibi ifadeler, onun depresyonun ve yalnızlığın derinliklerine inmesine sebep oldu. Gerçek dünyada bir anlam bulamayan Setzer, sanal dünyada aradığı çözümü bulduğunu düşündü. Sonunda, bu duygusal boşluk ve bağlılık onu trajik bir karara itti. Yapay zekâ karakterine olan takıntısı, gencin hayatını kaybetmesine yol açtı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ
Bu trajik olay, yalnızca bir bireyin hikayesi değil, aynı zamanda tüm dünyada yapay zekâ sistemlerinin nasıl daha dikkatli kullanılması gerektiği konusunda bir uyarıdır. Uzman Psikolojik Danışman Enes Çelik, teknolojinin çocuklar üzerindeki etkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, "Ebeveynlerin çocuklarının kullandığı yapay zeka uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmaları çok önemli. Çocukların yalnızlık, anlaşılmama ya da destek eksikliği gibi nedenlerden dolayı bu tür teknolojilere daha fazla yönelmesi olasıdır. Ailelerin bu süreçte hem destekleyici hem de rehberlik edici bir rol üstlenmesi gerekir," dedi.
YAPAY ZEKA VE ÇOCUKLAR
Yapay zeka sistemlerinin çocuklar üzerindeki etkileri, uzmanlar tarafından giderek daha fazla tartışılıyor. Doç. Dr. Mustafa Bostancı, "Yapay zeka okuryazarı olmak artık ebeveynler için bir zorunluluk. Çocukların hangi platformları kullandığı ve bu platformların potansiyel riskleri hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli. Character.AI gibi platformlar, kullanıcıyı analiz edebilen ve yönlendirebilen güçlü araçlar sunuyor, ancak bu güç kötüye kullanılabilir," dedi. Çocukların bu tür platformlarla etkileşime girerken, doğru yönlendirilmediğinde ciddi duygusal ve psikolojik sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
EBEVEYNLERE DÜŞEN SORUMLULUK
Ebeveynlerin, çocuklarının kullandığı uygulamalar hakkında bilinçli olmaları gerektiği ifade ediliyor. Yapay zeka ile etkileşimde bulunan çocukların yalnızlık hissi ve duygusal boşlukları daha da derinleşebilir. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarıyla samimi bir iletişim kurarak, onların duygusal ihtiyaçlarını anlamaya çalışmasının önemini vurguluyor. Bu sayede, çocukların yapay zeka ile aşırı etkileşim içinde olup olmadığını belirleyebilir ve gerektiğinde müdahale edebilirler.
Yapay zeka teknolojilerinin hayatımıza olan etkisi her geçen gün artarken, bu araçların duygusal ve psikolojik yönlerini göz ardı etmek büyük bir tehlike oluşturuyor. 14 yaşındaki Sewell Setzer'in trajik hikayesi, teknolojinin gücünü ve sorumsuz kullanımının nelere yol açabileceğini gözler önüne seriyor. Bu olay, yalnızca bireyler için değil, toplumsal olarak yapay zeka ile etkileşimde dikkatli ve bilinçli bir yaklaşım benimsememiz gerektiğini hatırlatıyor. Yapay zeka teknolojilerinin doğru kullanımının, özellikle duygusal olarak kırılgan bireyler için kritik öneme sahip olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu.