Yapay zeka destekli terapi: Cebimizdeki ücretsiz rehber mi, riskli bir yalnızlık tuzağı mı?
Yapay zeka destekli terapi uygulamaları son yıllarda popülerleşti. Ancak uzmanlar, bu platformların kısa vadede rahatlatıcı olsa da uzun vadede psikolojik sorunları derinleştirebileceği konusunda uyarıyor. Peki, yapay zeka terapisi gerçekten sağlıklı mı?
Son yıllarda yapay zeka, hayatın birçok alanında olduğu gibi ruh sağlığı hizmetlerinde de kullanılmaya başlandı. ChatGPT gibi yapay zeka tabanlı uygulamalar, kullanıcıların sorunlarını paylaşabildiği, kişisel tavsiyeler alabildiği bir platform olarak öne çıkıyor. 7/24 ulaşılabilirlik ve kişiselleştirilmiş yanıtlar sunması, bu uygulamaların cazibesini artırıyor.
Amerikalı yazar Julia Pugachevsky, kişisel bir sorun nedeniyle ChatGPT ile uzun bir sohbet gerçekleştirdiğini belirtiyor. Eşini ve arkadaşlarını yormak istemediği için duygularını yapay zeka ile paylaştığını söyleyen Pugachevsky, bu deneyimin şaşırtıcı derecede rahatlatıcı olduğunu ifade ediyor.
UZMANLAR UYARIYOR: GERÇEK TERAPİ DEĞİL!
Klinik Psikolog Gözde Göktaş, yapay zeka destekli terapilerin insan ilişkilerinden kaçınmak isteyen bireyler için cazip göründüğünü belirtiyor. Ancak, yapay zeka sistemlerinin sadece doğrulayıcı ve destekleyici yanıtlar verebildiğine dikkat çeken Göktaş, bu durumun uzun vadede yalnızlık hissini artırabileceğini vurguluyor.
Gerçek bir terapistin rolü, sadece dinlemek değil; aynı zamanda bireyin duygusal iç görüsünü geliştirmek ve sorunlarla yüzleşmesini sağlamak. Yapay zeka, bu noktada bir ayna gibi çalışarak duyguları yansıtsa da derinlemesine bir analiz yapamıyor.
YALNIZLIK HİSSİNİ DERİNLEŞTİREBİLİR
Yapay zeka terapileri, özellikle sosyal ilişkileri zayıf olan bireyler için çekici hale geliyor. Kullanıcılar, yargılanmadan ve kesintisiz bir şekilde duygularını ifade edebildikleri bir ortamda rahatladıklarını hissediyor. Ancak bu durum, uzun vadede insan ilişkilerinden daha da kopmalarına yol açabilir.
Psikolog Göktaş, sosyal ilişkilerde yaşanan hayal kırıklıklarının ya da zorlukların, bireyin psikolojik dayanıklılığını geliştirdiğini vurguluyor. Yapay zekaya yönelmek ise bu zorluklarla yüzleşmeyi erteleyerek, daha büyük yalnızlık sorunlarına yol açabilir.
YAPAY ZEKA BAĞIMLILIĞI: GİZLİ BİR RİSK
Günümüzde birçok kişi, stresli anlarda düşüncelerini ChatGPT gibi yapay zeka platformlarına dökerek rahatlamaya çalışıyor. Ancak bu pratik, bir süre sonra bağımlılığa dönüşebilir. Yapay zekaya sürekli başvurmak, bireyin duygusal olarak kendine yetmesini zorlaştırabilir.
Göktaş, yapay zeka bağımlılığının temelinde duygusal düzenleme ihtiyacı olduğunu ifade ediyor. Eğer bir birey, zorlandığında içsel gücünü kullanmak yerine sürekli yapay zekadan onay bekliyorsa, duygusal dayanıklılığı azalabilir.