'Çok sabrettik, karşılığını alacağız'

Dünyanın en karanlık, en bilinmez, en öngörülmez dönemlerinden birin yaşadığını söyleyen İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Uçak, tarihin, bu dönemlerde demokrasi ve hukuka bağlı kalanların kazançlı çıktığını gösteren örneklerle dolu olduğunu hatırlattı

İzmir Ticaret Borsası Şubat Ayı Meclis Toplantısı'nda konuşan Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Uçak, dünyanın "Trumpizm" denilebilecek dönemden geçtiğini söyledi. Yaşlı dünyanın ve Türkiye'nin  bulunduğu durumdan tüm kesimlerin fedakarlıkla çıkmaya çabaladığını anlatan Uçak, "Tarih, böyle dönemlerde demokrasi ve hukuka bağlı kalan, evrensel değerlere sahip çıkıp haklının yanında saf tutan, kökleri ve değerlerinden güç alıp ortak anlayışla hareket edebilen ülkelerin kazançlı çıktığı örneklerle dolu. Bu kaotik ortamda, bizim önümüzde de hızlı reform adımlarıyla bütün yapısal sorunlarımızı geride bırakıp güçlü bir hikâye yazma sorumluluğu duruyor. Birkaç yıldır tüm kesimlerin fedakarlığıyla çıkmaya çabaladığımız patinajdan, hızlıca koşar noktaya gelmemiz gerekiyor. Bunun için enflasyondan yüksek faize, değerli kur rejiminden yüksek vergilere kadar, bizi bağlayan ne kadar engel varsa, dengeleri bozmadan bir an önce gerekli adımları atmamız elzem görünüyor. Türkiye ekonomisi için dünyanın dört bir yanında fırsatlar var.  Ülke olarak çok sabrettik, umuyoruz ki karşılığını hep beraber alacağız" diye konuştu.

'Çok sabrettik, karşılığını alacağız'

KÜREK MAHKUMLARI GİBİYİZ

Bir yanda yapay zekâ devriminin dünyanın ve insanlığın geleceğine etkilerinin yaşandığını, diğer yanda Ortaçağ gibi toprak ilhaklar, hegemon davranışların sürdüğünü ifade eden Uçak, "Baktığımız zaman insanlık, belki de tarihteki en zengin veri setine sahip ama bir o kadar da yaşlı dünyanın en karanlık, en bilinmez, en öngörülemez dönemlerinden birinin içindeyiz. Adeta küresel kurumların işlevsizleştiği, kural hakimiyetinin kaybolduğu, kutupların yeniden tanımlandığı distopik bir geleceğin kürek mahkumları gibiyiz" dedi.

Türkiye'de dış ticaret ile ekonomik büyüme arasında doğru orantılı korelasyon olduğunu ifade eden Bülent Uçak, şu bilgileri paylaştı; "Dış ticaretimizin arttığı dönemler büyüme oranlarımızın yükseldiği dönemler. İhracatımızın artırılması en önemli ekonomik hedeflerden birisi olmak zorunda. Kendi faaliyet alanımız tarım ve gıda perspektifinden 2024 dış ticaret verilerini  değerlendirmek istiyorum. Genel Ticaret Sistemi verilerine göre 2024 toplam ihracatımız 262 milyar dolar, ithalatımız 344 milyar dolar, dış ticaret açığımız ise 82 milyar dolar oldu. Tarım ve gıda ihracatımız 33 milyar dolar, ithalatımız 23,9 milyar dolar; dış ticaret fazlamız ise yaklaşık 9,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Dış ticaret fazlası verdiğimiz tarım ve gıdada, küresel piyasalarda mukayeseli üstünlüğe de sahibiz. İzmir olarak tarım ve gıda ihracatında ülkemizin öncü şehirlerinden birisiyiz. 2024'de 4,4 milyar dolar tarım ve gıda ürünü ihraç etmişiz ve ülke payımız yüzde 13,4. İthalatımız ise 2,6 milyar dolar, toplam ithalattaki payımız ise yüzde 10,9. Limanımız, üretim imkanlarımız ve pazarlama tecrübemizi kullanarak tarım ve gıda ihracatımızı hem miktar hem de ülke toplamından aldığımız pay olarak artırmak için İzmir’deki tüm paydaşlar ile birlikte çalışmaya devam etmemiz gerektiğine inanıyorum."

PAMUK ÜRETİCİSİ ÜÇ SEZONDUR PARA KAZANAMIYOR

Ege'nin en önemli tarımsal ürün kalemlerinden pamuğun, 3 sezondur üreticiye kazandırmadığını söyleyen Bülent Uçak, "Çiğitli pamuk ortalama fiyatı 2022'de 15,7 lira, 2023'de 19,1 lira, bu sezonda 23,1 lira oldu. 3 sezonda tarımsal girdi fiyat endeksinin yüzde 135 arttığı, primin 1,6 lirada kaldığı düşünüldüğünde pamuk üreticimizin durumu net ortaya çıkıyor. Üretimin sürdürülebilirliği için prim miktarı maliyet artışlarını telafi edecek şekilde belirlenmeli. Enerji, işçilik ve finansman maliyeti artışları tekstil ve konfeksiyon sektörünün uluslararası rekabet gücünü olumsuz etkiledi. Pek çok firma üretimini, başta Mısır olmak üzere başka ülkelere taşıdı. 1-2 yıldır ihracatta artış olmaması, sektörün istihdamının 250-300 bin kişi azalması yaşanan sıkıntıların göstergesi. Tekstil ve konfeksiyonun rekabet gücünün tekrar kazanmasına yönelik önlemleri zaman kaybetmeden hayata geçirmeliyiz. Sektörün rekabet güçlerinden biri önemli pamuk üreticisi olmamız. Sanayimizin ihtiyacı olan kaliteli hammadde için pamuğun üretim ve işlenme aşamasındaki standartlarını yükseltmek zorundayız.  Tohumdan hasada, üretim süreçlerimizi iyileştirmeli, Çırçır işletmelenin çalışma koşulları yeniden düzenlenmeli. Sürdürülebilir pamuk üretimi rekabet ve ekosistemi koruma açısından önemli. Organik, iyi tarım uygulamaları, BCI ve onarıcı tarım sistemleri gibi sürdürülebilir pamuk üretimini artıracak destekleme mekanizmalarını hayata geçirmeliyiz. Bu desteklerin nihai ürüne kadar devam edebilmesi için ülkemiz pamuklarına ait standart olan “GMO FREE TurkishCotton” belgelendirmesinin ön koşul olmasının uygun olacağını düşünüyoruz. Avrupa’da doğal elyaflar ile sentetik elyaflar arasında hangisinin daha sürdürülebilir olduğuna ilişkin rekabet var. Ülkemizin tekstil ve konfeksiyon sektöründeki rekabet avantajının doğal elyaflardan yana olduğunu düşünürsek, Avrupa’daki karşılaştırmalarda daha aktif rol almalı, görüş ve tezlerimizi daha güçlü ortaya koymalıyız" diye konuştu.