Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ekonomi mesajı

Kabine Toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki yıldır uygulanan ekonomi programı ile elde edilen kazanımlara halel getirilmesine izin vermeyeceklerini söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası Millete Sesleniş konuşması yaptı. Son toplantıdan bu yana iftar programları, yabancı kabuller, telefon görüşmeleri, çeşitli etkinliklerle yoğun mesai programı yürüttüklerini belirten Erdoğan, "İsrail saldırıları başladığında ülkemize getirdiğimiz Gazzeli mazlumlardan sağlık çalışanlarımıza, devlet koruması altındaki evlatlarımızdan Harbiyeli gençlerimize, çiftçi kardeşlerimizden daha önceki ve 28. dönem milletvekillerimize kadar halkımızın çeşitli kesimleriyle muhabbet sofrasında kucaklaştık, hasret giderdik. Bugün de Külliyemizde eğitim öğretim ordumuzun neferlerini ağlayacak, yarın Kredi Yurtlar Kurumu'ndaki öğrencilerimizle bir arada olacağız. Ertesi gün işçi emekçi kardeşlerimizi milletin evinde misafir edeceğiz. Son güne kadar dayanışma, paylaşma ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif'i idrak etmeye çalışacağız" dedi.

Bayram öncesi yüzlerini Türkiye’ye dönmüş mazlum ve mağdurlara el uzatmanın yanında olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın dört yanında zulme uğrayan bölgelere yönelik yardımları gönüllü kuruluşlar, resmi kurumlar vasıtasıyla artırdıklarını bildirdi. "Ülkemiz içinde de bir taraftan belediyelerimiz ve parti teşkilatlarımız, diğer taraftan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin kapısını çalıyor, halini hatırını soruyoruz" diyen Erdoğan, "Son 23 yıldır olduğu gibi bugün de garibin, yetimin, öksüzün, Allah'tan ve devletten başka kimsesi olmayanların imdadına koşuyoruz. Kol kanat germeyi hamdolsun azimle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk'ın Türkiye’yi ziyaretinin anlamlı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tusk ile yaptığı görüşmelere ilişkin, "Kendisiyle Ukrayna-Rusya savaşındaki son durumun yanı sıra Avrupa ülkeleriyle son günlerde yoğunlaşan diyaloğumuzu istişare ettik. Geçen haftalarda yaşanan tartışmalar Türkiye'siz Avrupa güvenliğinin mümkün olmayacağını göstermiştir. Sadece güvenlik değil, ekonomiden diplomasiye, ticaretten sosyal hayata birçok alanda Avrupa'nın ülkemize ihtiyacı açıkça ikrar edilmeye başlandı. Avrupalı dostlarımız politikalarını rasyonel zeminde belirledikçe Türkiye ile münasebetlerin önemini idrak ediyorlar. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceği için ümit verici gelişmeler olarak okuyoruz. Küresel ölçekteki hızlı ve ani değişimler daha fazla diyaloğa ve kurumsal iş birliğine ihtiyacımız olduğunu ortaya koyuyor" değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin ortak çıkar ve karşılıklı saygı çerçevesinde Avrupa ülkeleri ve birlikle ilişkilerini ilerletmeye hazır olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elbette bu Türkiye'nin tek başına sergileyeceği irade değildir. Aynı iradenin muhataplarımızda da mevcut olması esastır. Türkiye'nin yıllardır istikrarlı şekilde izlediği stratejik yaklaşımın Avrupalı mevkidaşlarımızın politikalarına yön verecektir. Ukrayna savaşıyla ilgili son gelişmeleri takip ediyoruz. İlk günden beri doğru yerde konumlandık. Dünyadaki hiçbir hadiseden haberi olmayan ülkemizdeki muhalefet başta kimsenin dolduruşuna gelmedik. İki komşunun arasında dengeli, hakkaniyetli, her ikisine de güven veren bir tutum sergiledik. Barışın kaybedeninin olmayacağını her platformda vurguladık. Bugün de çizgimizi koruyoruz" dedi.

Bu savaşın adil bir barışla sona ermesini arzu ettiklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD'nin 30 günlük ateşkes teklifine Rusya'nın kısmen olumlu yaklaşımını barışa giden yolda kıymetli adım olarak görüyoruz. Bölgemizin istikrarsızlık ve çatışma anaforundan çıkması için diplomatik imkanları seferber etmiş durumdayız. Bu konudaki düşüncelerimizi ABD Başkanı Sayın Trump'la yaptığımız telefon görüşmesinde paylaştım. Samimi geçen görüşmemizde Sayın Trump'la belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hedefimizin önündeki engellerin kaldırılması dahil, birçok meseleyi ele aldık. Suriye başta bölgemizdeki güncel kritik gelişmeleri detaylıca değerlendirdik. Sayın Trump'ın ikinci döneminde Türk-Amerikan ilişkilerinin farklı ivme yakalaması mümkün. Bölgemizdeki tüm zorluklara rağmen özellikle iki müttefik ülkenin iş birliğini zehirlemeye çalışan lobilere rağmen tüm coğrafyamızın selameti için bunu başaracağımıza, başarmamız gerektiğine inanıyorum" şeklinde konuştu.

Geçmiş yıllara kıyasla huzurlu Nevruz geçirildiğini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi: "İstanbul'da partimizce düzenlenen programla milletimizin, coğrafyamızın ve Türk dünyasının Nevruz heyecanına ortak olduk. Nevruz'un milletimizin kardeşliğinin simgesi olarak, resmi bayram olarak kutlanmasını arzu ediyoruz. Nevruz bayramının Türk dünyasının ortak anma ve kutlama günü kabulünü önümüzdeki zirvede teklif edeceğiz. Nevruz etkinliklerinden bazı görüntüleri tasvip etmiyoruz. Buna rağmen bu yılki kutlamaların olaysız, şiddetsiz gerçekleştirilmesini, milletimizin birliği adına anlamlı buluyoruz."

Muhalefetin pamuk şeker üzerinden hamaset yaptığını söyleyen Erdoğan, "Bir polisimizin ücretini cebinden ödeyerek engelli bir vatandaşımızdan satın aldığı pamuk şekeri çocuklara vermesi, ana muhalefet tarafından eleştiri konusu yapılıyor. Emniyet güçlerimize baltayla, havai fişekle, yanıcı asitle, molotofla, taşla, sopayla saldıran sokak teröristlerine kucak açanlar, polisimizin çocuklara pamuk şeker ikram etmesini dillerine doluyor. Düne kadar şehir şehir oy dilenen kendileri değil gibi, pamuk şeker üzerinden hamaset yapıyorlar. Öyle çarpık zihin dünyasına sahipler ki polise taş, molotof, asit atılmasıyla, baltayla saldırılmasıyla, esnafın dükkanının camının, çerçevesinin indirilmesiyle dertleri yok. Milletin malının, mülkünün yağmalanmasıyla sıkıntıları yok. Tarihi camilerimizin avlusunun meyhaneye çevrilmesiyle hiçbir problemleri yok. Nevruz Bayramı'nda polisimizin çocuklara pamuk şeker dağıtması rahatsız ediyor. Bu tutarsızlığın, çelişkinin milletimiz, özellikle Kürt kardeşlerimiz tarafından da not edildiği kanaatindeyim. Şunun da bilinmesini isterim. Bu faşizan dil millet karşısında her zaman kaybetmiştir, bundan sonra da kaybetmeye mahkumdur" açıklamasını yaptı.

"Terörsüz Türkiye hedefine yaklaştıkça, istismar malzemeleri ellerinden alınanların hezeyanlarına daha çok şahit olacağız" diyen Erdoğan, "Onlar ne yaparsa yapsın milletimizi 40 yıldır kanını ve kaynaklarını emen terör musibetinden kurtarmakta kararlıyız. Türk'üyle, Kürd'üyle, Arabıyla, Sünnisi Alevisiyle, Çerkesi Lazıyla 85 milyonun emanetini taşıyoruz. Dünyanın en büyük, en güçlü, yıldızı en çok parlayan ülkelerinden Türkiye'yi yönetiyoruz. Bize yakışan 23 yıldır olduğu gibi kutuplaşma yerine kucaklaşmayı, kavga yerine dayanışmayı, nefret siyaseti yerine sevgi siyasetini savunmaktır. Ne pahasına olursa olsun muhabbet, barış, kardeşliğin evrensel dilini yüceltmekten geri durmayacağız. Nifak ve nefret saçanlara aldırmadan, bolluk ve bereketiyle baharın gelişini simgeleyen nevruzu 85 milyon olarak birbirimize yeni umutla sarılma vesilesi haline dönüştürmeye devam edeceğiz. Aziz Milletim başta, gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizin Nevruz Bayramı'nı bir kez daha tebrik ediyor, aramızdaki sevgi ve kardeşlik bağlarını güçlendirmesini yürekten temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sokak çağrısına tepki göstererek, "İstanbul merkezli yolsuzluk operasyonunun ardından ana muhalefet partisi genel başkanının yaptığı sokak çağrısı sonrası ortaya çıkan ve kısa sürede şiddet hareketine dönüşen olayları milletçe ibretle takip ettik. Marjinal örgütlerin ve şehir eşkıyalarının saldırılarıyla 5 günde 123 güvenlik görevlimiz yaralandı. Kendilerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her türlü provokasyona rağmen sabırla, soğukkanlılıkla görevlerini yerine getiren güvenlik kuvvetlerimizi kutluyor, teşekkür ediyorum. Genel başkan dahil, ana muhalefet partisi yöneticileri maalesef büyük şuursuzluk örneği sergilemiştir. Yolsuzluk, soygun, irtikap, iltimas, rüşvet iddialarına cevap vermek yerine 5 gün boyunca siyasi tarihimizin en basiretsiz, seviyesiz, ahlak ve hukuk yoksunu açıklamalarına imza atmışlardır. Vandalların saldırılarında yaralanan polislerimizin, camı çerçevesi kırılan esnafımızın, zarar verilen milyarlarca liralık kamu malının sorumlusu sokak çağrısı yapan ana muhalefet partisi lideri ve şürekasıdır. Bunların siyasi hesabı mecliste, hukuki hesabı yargı önünde sorulacaktır. Son 5 gündür tanık olduklarımız şu gerçeği bir kez daha göstermiştir. Türkiye gibi büyük bir ülkenin basiret, vizyon ve kalite açısından çok küçük, iptidai, çapsız ana muhalefet partisi vardır. Bunlara bırakın devleti, yerel yönetimleri, belediye büfesi bile teslim edilmeyeceği tekrar ortaya çıkmıştır. İSKİ skandalından 32 yıl sonra, tek parti faşizminden 80 yıl sonra millete dejavu yaşattılar. Tek parti döneminde sandığın neye hizmet ettiğini, seçim denilerek nasıl tiyatro oynandığını dün bizzat görmüş olduk" diye konuştu.

CHP’nin yaptığı ön seçimle ilgili de konuşan Erdoğan, "CHP'nin demokrasi anlayışının açık oy, gizli sayım komedisinin bir adım ötesine geçemediği tekrar ispatlanmıştır. Aradan geçen 80 yıla rağmen zerre kadar değişmediklerini 85 milyona tekrar hatırlatan CHP'nin kendi çalıp kendi oynadığı oyunu tebessümle izlemeye devam edeceğiz. Parti içi iktidar mücadelelerini milletin meselesi haline getirmelerine de aracılık yapmayacağız. Daha önce de birkaç kez çağrıda bulundum. Bugün tekrarlıyorum. Provokasyonlarla vatandaşlarımızın huzurunu bozmaktan artık vazgeçin. Cesaretiniz varsa yolsuzlukların, hırsızlıkların, alınan rüşvetlerin, yapılan usulsüzlüklerin hesabını verin. Şayet yürütülen soruşturmadaki iddialara, tutuklanan kişilere her şeyiyle kefilseniz çıkıp bunu adam gibi açıkça söyleyin. Buna niyetiniz yoksa boşuna milleti germeyin.Milletin sinir uçlarıyla daha fazla oynamayın. Sadece sloganını değil, zihniyetini de aldığınız banka soyguncusu, marjinal sol örgütleri polisimizin üzerine salmayın. İşte sizler de beş gündür görüyorsunuz. Öyle yüksek sesle bağırıyorlar ki aslında yaptıkları işe, söyledikleri söze, sergiledikleri tavra, kendilerinin de inanmadığını hal diliyle ikrar ediyorlar. Doğru veya yanlış hiç fark etmez, sözüne ve eylemine inanan insanların duruşunun en küçük bir emaresi bile bunlarda mevcut değil.Biz bu riyakarlığa FETÖ başta olmak üzere ülkemizin başına musallat edilen örgütlerden yıllarca gözümüzün içine bakarak yalan söyleyen uluslararası aktörlerden aşinayız. İnanmadan oynanan her oyun gibi bunların şovu da perde kapanınca bitecektir. İşte o zaman geriye dönüp baktıklarında şayet zerre kadar saygıları kaldıysa, ülkeye ve millete yaptıkları kötülüklerden dolayı inanıyorum ki utanç duyacaklardır. Gerçi bugüne kadar böyle onurlu bir davranışlarına hiç şahit olmadık. Ama ülkenin geleceği ve selameti adına ümidinizi de yitirmek istemiyoruz" açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin kaybedecek tek bir dakikasının bile olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bizim bu siyaset tüccarlarının kavgalarıyla, ayak oyunlarıyla, hırslarıyla, ihtiraslarıyla oyalanacak vaktimiz de yok. Ana Muhalefet Partisi kadroları eski genel başkanlarının o veciz ifadesiyle en iyi yaptıkları iş olan birbirlerini yemeye devam edebilir. Biz sadece işimize bakıyoruz, milletimize hizmete odaklanıyoruz. Biz ekonomisiyle, güvenliğiyle, savunmasıyla, demokrasiyle, adaletiyle güçlü bir Türkiye inşa etmeye odaklanıyoruz. İnşallah daha çok çalışacak, daha çok üretecek, sadece bugünün meselelerini çözmekle kalmayıp, Türkiye'yi yarının dünyasına çok güçlü biçimde hazırlayacağız. CHP'nin yolsuzluk operasyonuna verdiği hukuku hiçe sayan tepki, diğer alanlarla birlikte ekonomide de temelsiz ve suni bir dalgalanmaya sebep olmuştur. Sergilenen illüzyon kısa bir süre sonra ortadan kalktığında aslında yaşananların anlamsızlığı daha iyi anlaşılacaktır" şeklinde konuştu.

İki yıldır uyguladıkları yeni ekonomi programı sayesinde elde edilen kazanımlara helal gelmesine asla izin vermeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, "Bilindiği gibi bu programla birlikte tarihi seviyelerde düşük cari açık ve işsizlik oranlarına ulaştık, mali disiplini güçlendirdik ve enflasyonu kontrol altına aldık. Merkez Bankamızın rezervlerini güçlendirip, ekonomimizin şoklara karşı direncini önemli ölçüde arttırdık. Ayrıca 6 Şubat depremlerinin yaralarını süratle sarmaya başladık. Bu başarıların hepsini de büyük bir emek, sabır ve kararlılıkla elde ettik.Ekonomi programımızı uygulamayı aynı azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Böyle dönemlerde ana önceliğimiz makro finansal istikrarı korumaktır. Hazine ve Maliye Bakanlığımız, Merkez Bankamız ve ilgili tüm kurumlarımız sağlam bir ekip ruhuyla, bizim de güçlü desteğimizle gece gündüz demeden tam bir koordinasyon içinde çalışıyor.Bugüne kadar gereken her adımı vakit kaybetmeden attık, atıyoruz. Bundan sonra da proaktif ve esnek bir yaklaşımla ihtiyaç duyulan tüm tedbirler alınacaktır. Kurumlarımız piyasaların sağlıklı işleyişini sağlamak için hem yetkiye hem de iradeye sahiptir. Elimizdeki araçları etkin biçimde kullanarak son piyasa dalgalanmasını da başarıyla yönettik, etkilerini sınırlı ve geçici hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de ekonomi programımıza hız kesmeden, taviz vermeden kaldığımız yerden devam edeceğiz. Şahsi menfaatleri için gözlerini kırpmadan ülkeyi ateşe atmak isteyenlerin hırslarına teslim olmayacağız.Şunu altını çizerek tekrar ifade etmek isterim. Türkiye bugünlere sınana sınana gelmiştir. Son 23 yılda nice badireyi atlattık, nice saldırıyı püskürttük, nice ihaneti göğüsledik, nice manipülasyonu önledik, nice pusudan yara almadan çıktık.Aziz milletimizin hakkını, hukukunu, onurunu koruma konusunda en küçük bir geri adım atmadık. Milletimiz de çıkardıkları her kaosu ekonomimizi baltalayarak taçlandırmaya çalışanların oyunları bir kez daha bozulmuştur. İçeride ve dışarıda herkes artık Türkiye'nin eskisi gibi 3-5 çığırtkanın bağırmasıyla, 3-5 vandalın ortalığı karıştırmasıyla sarsılan, rotasından sapan, hedeflerinden kopan bir ülke olmadığını bir kez daha görmüştür.Milletimizin bize güvenmeye devam etmesini bekliyorum. Unutmayınız, bütün bunlar Türkiye yüzyılı vizyonuyla geleceğine yeni bir ışık tutan, terörsüz Türkiye hedefiyle 40 yıllık meselesini geride bırakmaya hazırlanan, güçlü altyapısıyla dünyanın üretim güçlerinden biri haline gelen sağlam güvenlik paradigmasıyla, bölgesinin umudu haline dönüşen velhasıl her alanda küresel iddia ve itibar sahibi Türkiye gerçeğinin sonucu ve ifadesidir" diye konuştu.

23. yılına girdikleri iktidarlarının her gününü eser, hizmet, yatırım, mücadeleyle dolu geçirdiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'yi demokrasi ve altyapısıyla Cumhuriyetimizin yeni asrına hazırlama şerefi bize nasip oldu. Dikkat ederseniz bugün de ülkemizde milletimizin gerçek gündemini, milletimizin hakiki sorunlarını, insanımızın samimi beklentilerini kendine dert edinen, çözümü için program geliştiren tek kadro biziz. Milletimizin bunca yıldır bize verdiği destek kara kaşımıza, kara gözümüze değil, ülkemize kazandırdığımız eser ve hizmetleredir. Her alanda Türkiye'nin meselelerinin çözümü için tefekkür eden, çözüm yolları arayan, projeler geliştiren, icraat yapan yegane iktidar ve ittifak olarak milletimizin emrinde olmayı hep sürdüreceğiz" dedi.