Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması dün Silivri Cezaevi Yerleşkesi’nde görüldü. Gergin anların yaşandığı ilk günün ardından davanın ikinci celsesi bugün saat 10.00’da başladı.
Dilek Kaya İmamoğlu'ndan 'TRT’de canlı yayınlansın' talebi
Davaya verilen arada X hesabından paylaşım yapan Dilek Kaya İmamoğlu, duruşmaların TRT'den yayınlanması yönündeki taleplerini yineledi ve "Kendimize güvenimiz tam. Duruşmalar TRT’de canlı yayınlansın, millet her şeyi kendi gözüyle görsün, süreç açıklıkla yürüsün. Adil ve şeffaf yargılama hepimizin hakkıdır" dedi.
Sayın Devlet Bahçeli’nin daha önce de dile getirdiği, bugün de tekrar ettiği “duruşmalar televizyonlardan canlı yayınlansın” açıklaması, bir yıldır dile getirdiğimiz talebin artık daha geniş şekilde karşılık bulduğunu göstermektedir. Kendimize güvenimiz tam. Duruşmalar TRT’de…
— Dilek Kaya İmamoğlu (@dk_imamoglu) March 10, 2026
16:55- İkinci celse sona erdi
Ersöz’ün ardından Ömer Süha Aldan ve Tuba Torun Erdoğdu savunma yaptı. Aykut Erdoğdu’nun hem eşi hem de avukatı olan Tuba Torun Erdoğdu, sürecin kendisi için de zor olduğunu, neredeyse her gün cezaevine gittiğini söyledi ve “Biz bu ülkede adaletin var olduğuna yürekten inanmak istiyoruz” dedi. Torun'un savunmasının ardından ikinci celse sona erdi.
15:50- Erdoğdu için tahliye talebi
"Sizin cebinizden 1.2 milyon dolar çıksa bunu ne zaman çektiğinizi unutur musunuz? Ben unutmam. Müvekkilim saniyeler içinde Fatih, Beyoğlu ve Üsküdar baz istasyonlarında sinyal vermiş. Saniyeler içinde 3 farklı ilçede bulunmak mümkün mü?" diyen Hüseyin Ersöz, müvekkili Aykut Erdoğdu için tutukluluk incelemesi ile birlikte beraat ve tahliye talep etti.
Aykut Erdoğdu’nun tutuklanmasında itirafçı beyanına itibar edildiğini söyleyen Hüseyin Ersöz, “AİHM yeterli değil’ diyor, heyet bunu göz önüne almalı” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinin, itirafçı Yıldız’ın beyanlarını yalanladığını hatırlatan Ersöz, “Ertan Yıldız’ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini bir başka itirafçı Aziz İhsan Aktaş ortaya koymuştur” dedi. Ertan Yıldız'ın rüşvet iddiasında Mustafa Canlı’nın ismini verdiğini ve kendisi COVID’den öldüğünü hatırlatan Ersöz, Ertan Yıldız'ın 'doğrulanamayacak iddiaları' dile getirdiğini söyledi.
15:10- Avukat Hüseyin Ersöz: Ara karar daha önce verilmeli
Ara kararın nisan ayından önce verilmesi gerektiğini belirten Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, "Her dava gününde tutukluluk incelenmesi mümkündür. Tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği, söylediğiniz nisan başındaki ara karara bırakılmamalı. Özellikle savunmalarını tamamlayan sanıklar göze alınarak haftalık tutukluluk incelenmesini talep ediyorum" dedi.
Ersöz, diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:
- Aile görüşü de ara karar olarak alınmalı
- Duruşma günleri haricinde açık ve kapalı görüşler yapılmalı
- Basın mensuplarına ayrılan alan yetersiz, önlerinde masa bile yok. Avukatlardan boşalan alana geçirilebilirler.
Daha sonra savunmaya devam eden Ersöz, soruşturma aşamasında gözaltı kararının hukuka aykırı olduğunu ve özgürlük hakkını kısıtladığını söyledi. Arama ve el koyma işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Avukat Ersöz, "Bu sebepten hukuka aykırı delil sayılır" dedi.
14:50- Özgür Özel salona geldi
Partisinin bugün Silivri'de Dayanışma Merkezi'nde yaptığı grup toplantısında konuşan Özgür Özel, toplantının bitmesinin ardından tekrar duruşma salonuna geldi.
14:15- Savunmalar başladı
Mahkeme başkanı savunmaların yapılmasını istedi. Savunmasını ilk yapan isim, CHP'li eski milletvekili Aykut Erdoğdu. Kimlik tespitinin ardından savunmasına başlayan Erdoğdu, şunları söyledi:
"10 aydır hücredeyim. İddianame hücrenin yarısını kaplıyor sayın başkan. Bizim savunma hakkımız kısıtlandı. Son bir ay kala haftada iki saat bilgisayar kullanma izni verdiler. Toplam 8 saatte bu iddianameye karşı savunma yapmam bekleniyor. Ertan Yıldız isimli şahıs Fatih Keleş'e para götürdüğümü söylemiş. 4 'delil' ile iddianame hazırlanmış. İçerideki şahıs hapisten kurtulmak için birinin adını veriyor, O çıkıyor ben içeri giriyorum. Bunun adı 'etkin pişmanlık'. Neresi etkin neresi pişmanlık bunun? İkincisi banka dekontu şirketin bir çalışanı para çekmiş.
Ben nereden bileyim? Üçüncüsü baz kayıtları. Ben para falan taşımadım. Somut delil varsa söyleyin.
"Bu dava 'Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz' demektir"
Benim bir oğlum var 6 ay boyunca polisin yanında beni gösterdiler. Çantayla para taşıdı diye haber yaptılar. Ya bana bir kere delil gösterin. Çanta bile yok ortada. Bu Türkiye cumhuriyetine yakışıyor mu? Herkes vicdanına sorsun ben AKP'nin genel başkan yardımcısı olsam aynı koşullarda tutuklanır mıydım? Herkes basitçe 'Hayır' diyor demek ki kanun önünde eşitlik yok. İkinci mesele İmamoğlu'nu gösteriyor. Şu beyefendi cumhurbaşkanı adayı olmasa hiçbirimiz burada olmayacaktık. Bu dava 'Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz' demektir. Bunu dediğiniz zaman siyasi iradem elimden gidiyor. Benim her şeyimi bu belirliyor. Buraya gelince dönüp eşinize ailemize el sallıyoruz, 'Burayı miting alanına çevirmeyin' diyorsunuz. Bizim güvenlik tehdidimiz yok. Türkiye'nin en önemli davasının başındasınız.
Ara kararlarda yüzümüze bile bakmadan tutukluluğa devam kararı veriyorlar. SEGBİS'te bağlanıp hakime hanım diyemeden devam deyip kapatıyorlar. Anlıyorım Cumhurbaşkanı'nın siyasî baskısı var. Ama cumhurbaşkanı adına, CHP adına değil millet adına karar vereceksiniz siz. Bak burada bir sürü masum çocuk var. Bırakın hepsini ben yatayım. 400 kişi buldunuz ben nasıl savunayım kendimi. Öyle bir karar verin ki Efkan Ala, Binali Yıldırım, Özgür Özel, hepsi yargı var desin ya."
14:16- Mahkeme Başkanı ara karar için tarih verdi
Mahkeme Başkanı:
"Bu hafta dört gün planladım. Pazartesi Perşembe yapacağız. Zaman sınır belirlemedik. Ramazanla ilgili “erken bitirelim” diye düşündük. Birinci celseyi bitirme zamanı nisan sonu. Sadece tutuklu sanıkların savunmalarını bitirmeyi planlıyoruz. Bu arada bayrama kadar duruşma yapacağız, pazartesi, salı, çarşamba günü...
Nisan başında ara değerlendirme yapılacak tutuklu sanıklar için tahliyelere ilişkin, nisan sonunda asıl değerlendirmeyi yapacağız ara kararı açıklayacağız."
İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu “Öneriler dinlenseydi 15 dakika içinde biterdi. Usule ilişkin 10 dakikalık önerileri alalım” dedi. Mahkeme başkanı Kaboğlu’nun önerisini reddetti. Mahkeme başkanı arife gününe kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi ve Aykut Erdoğdu’nun savunmasına geçildi.
14:05- 'Yapay zeka' tartışması
Avukat Dizdar, taleplerini ilettikten sonra Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’yı hatırlattı ve “Cumhurbaşkanı İmamoğlu olacak” dedi. Dizdar’ın iddianame ve kararların yapay zekayla yazıldığını söylemesinin ardından mahkeme başkanı yanıt verdi:
“Ben yapay zeka kullanmayı bile bilmiyorum.”
Mahkeme başkanıyla avukatlar arasında tartışma sürüyor. Avukat Ali Rıza Dizdar, “Aleyhte ve lehte deliller tartışılacak. Listenizi gördüm. Siz vareste talebinde bulunmanıza bile gerek yok dediniz. Tutuksuz sanıklar nisan ayının sonunda gelecek. Olmaz öyle şey. Tutuksuz sanık eğer itirafçıysa buraya gelmeli” dedi.
13:50- Duruşma başladı
Mahkeme başkanı savunmalarla duruşmanın başlayacağını söyledi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin itiraz etti, avukat taleplerinin alınmasını istedi ve usule aykırı işlem yapıldığını belirtti. Mahkeme başkanı “12 yıldır ceza yargılaması yapıyorum, ilk kez böyle şeyler duyuyorum” dedi
Salonda tansiyon yeniden yükseldi. Avukatlar usule ilişkin talepte bulunmak için ısrar ediyor. Mahkeme başkanı, “Dün ısrarla usule ilişkin talepleri sordum. Israrla reddi hakim talebinde bulundunuz. Yetti artık kötü niyet bu” diye yanıt verdi.
Bir avukatın tensipt zaptının okunmasını istemesi üzerine mahkeme başkanı, "Neyin peşindesiniz Avukat Bey? Herkes okudu zaten. Avukat Bey söz hakkı vermeyeceğim lütfen yerinize oturun. Savunmasız duruşmayı yapmak ne demek ya uzatıyorsunuz. Ben sanığın savunmasıyla başlayacağım" dedi.
12:28- Duruşmaya ara verildi
Ekrem İmamoğlu'nun beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmaya 13.30'a kadar ara verdi. Ara bittikten sonra savunmalar başlayacak.
Ayrıca İmamoğlu, kürsüdeki konuşması biter bitmez de Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından şu paylaşımı yaptı:
Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Gelecek dönemde bu ülkeyi yönetecek partinin cumhurbaşkanı adayıyım. pic.twitter.com/JYi8WLKAae
— Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (@CAOIletisim) March 10, 2026
"Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Gelecek dönemde bu ülkeyi yönetecek partinin cumhurbaşkanı adayıyım."
11:57- İmamoğlu kürsüye çıktı
Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuştu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşmada yargılamanın adil yürütülmesi çağrısı yaptı. İmamoğlu, süreci Yassıada’ya benzeterek “Burada da senli benli konuşmalar olmasın” dedi.
İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır”
“Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum demek size sorun yaratır. Benim burada 15 dakikalık sunumum sizi rahatlatır. Ben müsaade ederseniz size nasıl buraya geldik anlatmak istiyorum. Benim avukatlarımın seslensin demesi budur. Yoksa cami içinde miting yapanlar gibi miting yapmayacağım. Talebimi aktaracağım.”
“Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir daha ki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım”
"Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi arada bile dinlemeniz lazım."
“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”
"1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu"
"1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu"
Bu sürecin bütün olarak Ekrem İmamoğlu adına çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın vereceği savunmalardan sonra ya da itirafçıların ifadelerinden sonra Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun bu tarihi yargılamada çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Avukatlarımla bir diyalog köprüsünün iyi olacağını düşünüyorum.
Mübarek ramazan ayındayız. Füzeler gidip geliyor.
Sayın Erdoğan irtikap, rüşvet ve terörden yargılandı. Bir gün bile tutuklanmadı.
İmamoğlu'nu bir yıldır hapiste tutuyorsunuz.
Ben tecrit altındayım. Arkadaşlarıma bir yıl sonra ilk defa burada sarıldım.
Bu kime yapılmış bu ülkede?
Müteahhit olma meraklısı, başsavcı görünümlü siyasetçi yeni duruşma salonunu yapıyormuş.
Yassıada ile Silivri ile eşleştirmektir bu.
“El kol hareketiyle bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da sen’li ben’li konuşmalar vardı. Burada da böyle olmasın. Benim de bir yanlışım varsa affola. Diyalog olmadan burası yönetilemez. Lütfen ama lütfen bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu liste yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı yineliyorum."
11:53- İddianame özeti okundu
İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü.
Ekrem İmamoğlu, oturduğu yerin yanına jandarma ekiplerinin yerleştirilmesi üzerine tepki gösterdi. Salonda tartışma çıktı.
Ekrem İmamoğlu : Böyle olmaz. Ben ayaktayım. Hakim Bey benden neden korkuyorsunuz?
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey bizim bir şeyden korktuğumuz yok.
Ekrem İmamoğlu: Böyle bir şey olmaz.
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey lütfen yerinize geçin. Neden böyle yapıyorsunuz.
Dün size söz vermediğim halde kürsüye gelip mahkeme heyetine herkese bir şeyler söylediniz. Bu duruşmanın bir düzeni var. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı. Lütfen yerinize oturun.
Ekrem İmamoğlu : Böyle olmaz. Kabul etmiyorum.
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey lütfen yerinize oturun.
Ekrem İmamoğlu: Bana neden bakamıyorsunuz?
Mahkeme Başkanı: Ben siz savunma yaparken bakacağım şimdi neden bakacağım.
Ekrem İmamoğlu: Yaptıklarınız yüz karası. Siz kimden talimat alıyorsunuz?
Mahkeme Başkanı: Biz kimseden talimat almıyoruz.
Ekrem İmamoğlu: Siz bizim de hakkımızı korumakla yükümlüsünüz.
Mahkeme Başkanı: Burada dört tane jandarmanın oturmasının ne gibi bir sakıncası var. Burası rahatça gezebileceğiniz avukatla görüşebileceğiniz bir yer değil.
Mahkeme Başkanı: Söz hakkı vermeden kürsüye gelmeyeceğinizi taahhüt ederseniz jandarmaları yanınızdan alacağım.
Ekrem İmamoğlu oturdu. Kriz çözüldü. Kimlik tespitine geçildi.
10:40- Ekrem İmamoğlu salona geldi
Ekrem İmamoğlu da salona getirildi. İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi.
İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı.
Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi.
Mahkeme heyeti bekleniyor.
10:37- Çalık ve Şahan geldi
Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler.
10:34- İmamoğlu'nun babası sanık olarak geldi
78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı.
Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor.
09:44- 'Yolsuzluk' davasında 2'nci gün
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
4 gün sürecek
Davanın ilk duruşması dün görüldü. Duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülen duruşmada, sanıkların savunmalarına devam edilecek. Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı.
09:30- Duruşma öncesi gerginlik
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti:
"Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatları duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatları alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor."
- İmamoğlu ve mahkeme heyeti arasında gerginlik
Mahkeme başkanının jandarmaya, “Tutuklu sanıkları dışarı çıkarın” demesi üzerine İmamoğlu kürsüye gelerek, “Söz hakkı vermekten bile korkuyorsunuz. Yok sayamazsınız, yarından itibaren söz hakkı vereceksiniz. Yazık ediyorsunuz. Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın hakım görevinizi yapacaksanız 10 dakika söz verirsiniz rahatlarsınız” diye tepki gösterdi.
Mahkeme başkanının, “Alalım” diyerek jandarmaya talimat vermesi üzerine ise İmamoğlu, “Kimi alıyorsun” diye bağırdı. Avukatlar tepki gösterinde sinirlenen mahkeme başkanı, “Söz vermeden duruşmayı nasıl bitireceğim. Bu yaygaraya ne gerek var ya” dedi.
Savcıdan İmamoğlu'na: "O elini indir"
Bu sırada Ekrem İmamoğlu sanık kürsüsüne gelerek, “Örgüt lideri olarak suçlanan kişiye söz hakkı vermiyorsanız siz buraya yargılamaya gelmemişsiniz” dedi. İmamoğlu mahkeme heyeti salondan çıktığı sırada parmağını sallayarak, “Kaçamazsınız hesabını vereceksiniz” dedi. Bunun üzerine duruşma savcısı da sinirlenerek, “O elini indir” diye bağırdı.
Heyetin salondan çıkmasının ardından sanık ve izleyicilere dönen İmamoğlu, “Biraz mertliği varsa bu insanları bırakıp sadece beni yargılarlar. Bu mücadele büyüktür sizlerin tahliyesine karar vermemek bile korkaklıktır. İşte böyle kaçarak giderler. Yazık bu millete yazık bu jandarmaya yazık. Burada kişi başına 3 tane jandarma düşüyor” dedi.
- Reddi hakim talebi reddedildi
Mahkeme, avukatların reddi hakim taleplerinin davaya uzatmaya yönelik olduğunu belirterek reddetti. Duruşma yarına ertelendi. Mahkeme başkanı Ekrem İmamoğlu ısrarla söz istemesine rağmen söz vermeden duruşmayı bitirdiğini söyledi. Ekrem İmamoğlu bunun üzerine “bir söz hakkı vermekten dahi korkuyorsunuz. Yok sayamazsınız, yarından itibaren söz hakkı vereceksiniz, yazık ediyorsunuz. Yüce Türk yargısına yazık ediyorsunuz. Sayın hakim görevinizi yapacaksınız, 10 dakika söz verirsiniz, rahat edersiniz.” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Yargılamayı buraya geldiğinizden beri sabote ediyorsunuz. Sanığı dışarı alalım” dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, “neyi alıyorsunuz” diye tepki gösterdi.
Reddi hakim talebi
Tutuklu sanıklar Ekrem İmamoğlu ile Mehmet Pehlivan’ın avukatı Hasan Fehmi Demir ve Fikret İlkiz, reddi hakim talebinde bulundu.
İmamoğlu’nun avukatlarının ardından tutuklu Fatih Keleş ve Buğra Gökçe’nin avukatları da sırayla söz alarak reddi hâkim talebini yineledi.
Dünkü duruşmada neler yaşandı?
Söz alan İmamoğlu'nun avukatı, müvekkilinin arkadaşlarına 3-4 paragraflık selamlama konuşması yapmak istediğini söyledi. Mahkeme başkanı da böyle bir usul olmadığını kaydederek, "Diğer yargılamalarda böyle bir selamlama mı oluyor? Şu anda söz alamazsınız. Kafana göre kalkıp kürsüye gelip söz isteyemezsin." diye konuştu.
İmamoğlu'nun "Söz almak istiyorum." demesi üzerine başkan, "Alamazsın. Mikrofonu kapatalım." dedi.
Bunun üzerine İmamoğlu kürsüye gelerek, mikrofonsuz şekilde "Söz almak istiyorum." diye bağırdı.
Başkan da İmamoğlu'nu bu şekilde devam edemeyeceği konusunda uyardı.
Seyirciler ve avukatlar da bu duruma tepki gösterdi.
Ekrem İmamoğlu, "Ekranın arkasına saklanmanıza gerek yok." sözleri üzerine mahkeme başkanı, "Ekranın arkasında saklanmıyorum. Yerinize geçin." dedi.
Mahkeme, sanık İmamoğlu'nun kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye geldiğini, defaatle uyarıldığını ancak konuşmaya devam ettiğini, uyarılmasına rağmen yerine geçmediğini belirterek, duruşma düzenini bozan davranışlarını sürdürmesi halinde salondan çıkarılacağı konusunda İmamoğlu'nu uyardı.
İmamoğlu'nun yerine geçmesinin ardından, avukatların usule ilişkin talepleri alınmaya başlandı.




