Kanser genetik midir?
Kanserin gelişmesinde genetik yatkınlık ne kadar önemli? Genetik testler gerçekten ne kadar güvenilir? Ailenizdeki kanser öyküsü, sizde de kanser riski oluşturur mu? Kanserden korunmak için neler yapabilirsiniz?
Kanserin genetik bir hastalık olup olmadığı, sağlık uzmanları ve araştırmacılar tarafından sıklıkla tartışılan bir konu. Çoğu kanser vakasının genetik yatkınlıkla doğrudan bir ilişkisi bulunmasa da, bazı kanser türlerinde kalıtsal faktörler önemli bir rol oynayabiliyor. Yapılan araştırmalara göre, tüm kanser vakalarının yalnızca %5 ila %10’u, genetik hatalardan kaynaklanıyor. Peki, genetik yatkınlık kansere yakalanma riskini ne ölçüde artırır ve bu risk nasıl yönetilebilir?
KANSERİN ARTAN ORANI VE GENETİK ETKİSİ
Son yıllarda kanser vakalarındaki artış dikkat çekici bir boyuta ulaştı. Birleşik Krallık’ta her iki kişiden birinin hayatı boyunca kanserle mücadele ettiği belirtiliyor. 2025 yılına kadar bu sayının 3,5 milyona çıkması bekleniyor. Türkiye’de de durum farklı değil: 2022 yılında 240 binin üzerinde yeni kanser vakası tespit edilirken, yaklaşık 130 bin kişi kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Uzmanlar, kanser oranlarındaki artışın çevresel faktörler ve genetik yatkınlık gibi bir dizi etkenden kaynaklandığını vurguluyor. Ancak, kanserlerin yalnızca %5-10’u kalıtsal faktörlerden ötürü gelişiyor. Peki, genetik yatkınlık kanserin gelişme olasılığını ne kadar etkiler?
GENETİK YATKINLIK VE ÇEVRESEL FAKTÖRLER
Genetik yatkınlık, bireylerin kansere daha fazla meyilli olmasına neden olabilir. Ancak, bu durum her zaman kansere yakalanacağı anlamına gelmez. Genetik testler, kişinin kalıtsal olarak kanser geliştirme riskini gösterebilir, ancak kesin bir teşhis koymaz. Örneğin, bazı bireyler anne ve babalarından hatalı genler alabilir, ancak bu genlerin kansere dönüşmesi için ek bir çevresel tetikleyicinin etkisi gereklidir.
Kanserin gelişmesinde çevresel faktörler de oldukça etkilidir. Sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, sağlıksız beslenme, kimyasallara maruz kalma ve UV ışınları, kanser riskini artıran başlıca çevresel faktörlerdir. Ayrıca, yaş faktörü de önemli bir risk unsurudur. Her yaş grubunda farklı kanser türleri görülse de, yaşın ilerlemesiyle birlikte bazı kanser türlerinin ortaya çıkma ihtimali de artmaktadır.
GENETİK TESTLER VE KANSER RİSKİ
Genetik testler, bir kişinin DNA’sındaki değişiklikleri tespit etmek amacıyla yapılan testlerdir. Bu testler, kişinin kansere yatkın olabileceği hatalı genleri gösterebilir. Ancak, genetik bir değişiklik tespit edilse bile, kişinin kansere yakalanıp yakalanmayacağını kesin olarak söylemek mümkün değildir. Örneğin, meme kanserine neden olan BRCA1 ve BRCA2 genlerine sahip olmak, kişiyi kanserden kesin olarak korumaz; yalnızca riskin arttığını gösterir.
BRCA genleri, özellikle güçlü bir aile geçmişi olan bireyler için önemli bir test alanıdır. Bu genleri taşıyan kadınların yaklaşık %70’inin 80 yaşına kadar meme kanserine yakalanma riski olduğu biliniyor. Ancak, bu genlerin varlığı, kanserin gelişimini tamamen öngöremez.
AİLE GEÇMİŞİ VE GENETİK TESTLER
Ailede kanser öyküsü varsa veya bir kişinin genetik bir sağlık sorunu bulunduğundan şüpheleniliyorsa, genetik testler önerilebilir. Özellikle şu durumlar, genetik testlerin yapılması için birer neden olabilir:
Ailenizde aynı kanser türüne veya benzer genetik hatalardan kaynaklanan kanserlere sahip birden fazla kişi olması,
-Genç yaşta kansere yakalanan bireylerin varlığı,
-Ailedeki bireylerden birinin hatalı genlerle bağlantılı kanserlere sahip olması.
-Genetik testler, bireylerin kanser risklerini anlamalarına yardımcı olabilir.
Ancak, testler yalnızca riskin arttığını gösterir; kanserin kesin gelişip gelişmeyeceğini belirlemek mümkün değildir.
KANSER RİSKİ YÖNETİMİ: KİŞİSEL ÇABALAR ÖNEMLİ
Kanser genetik bir yatkınlıkla daha fazla kişiyi etkileyebilse de, genetik yatkınlık olan bir bireyin mutlaka kanserle karşılaşacağı anlamına gelmez. Genetik faktörlerin yanı sıra, çevresel faktörler de büyük bir rol oynar. Bu nedenle, kanser riski yüksek olan bireylerin yaşam tarzlarını değiştirmeleri, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmeleri, sigara içmekten kaçınmaları ve düzenli egzersiz yapmaları büyük önem taşır.
Her birey, ailesindeki geçmişe bakmaksızın kendi kişisel kanser riskini yönetmelidir. Özellikle sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları, kanserin gelişme olasılığını azaltabilir ve bireylerin bu hastalıkla mücadele etmelerine yardımcı olabilir.
KANSERİN GENETİK YATKINLIKLA İLİŞKİSİ VE ÖNLENEBİLİRLİĞİ
Genetik faktörler, kanserin gelişiminde önemli bir rol oynasa da, tüm kanser vakaları kalıtsal değildir. Kanserin önlenmesinde çevresel faktörlerin yanı sıra genetik yatkınlık da göz önünde bulundurulmalıdır. Kanserin gelişme riski yalnızca genetik faktörlere bağlı değildir; çevresel etmenler, yaşam tarzı değişiklikleri ve erken teşhisle bu hastalığın önlenmesi mümkündür.